|

|
GELENEKSEL KIŞLIK
ERZAK HAZIRLIKLARI
BULGUR YAPIMI
Yaz mevsiminde ekinler ( buğday, arpa, nohut, mercimek, burçak (küşne)
Olgunlaşır. Temmuz’un 15’ inden sonra olgunlaşan ekinler orakla, elle
yolunarak biçilir. Evlerin yakınında bir yerde harman edilir. 1976 yılına
kadar harman edilen saplar, bir çift öküzün çektiği dövenle ezilir ve
üçgen prizma şekline getirilerek harman yeli (rüzgar) eşliğinde yaba (Ağaç
kürek) ile savrularak saplarının ayrıştırılması sağlanırdı. Şimdi, ise
bu işlemler patoz denilen traktöre monteli bir makine yardımı ile yapılmaktadır.
Harmandan sonra köylü kadınlarımız kışlık yiyeceklerini hazırlamaya başlarlar.
İri taneli buydağdan (Sarıbursa- Kunduru denilen ) ailenin ihtiyacına
göre 6-12-18 ölçek(kırat) bulgur yaparlar.
Buğday kaynatılıp kurutulduktan sonra; 1980 yılı öncesinde taş sokularda
ve 3-4 kişinin ellerinde ki ağaç tokmaklarla döğerek kepeğini ayırdıkları
bulgur, daha sonraları atların dönderdiği taş değirmenlerinde ( mansere
), günümüzde ise sanayi değirmenlerinde yine döğülerek çeşitli cinslerine
ayrılır. Daha sonra kepeği alınmış bulunan bu bulgur evlerdeki el taşı
denilen ve hanımların el yordamıyla çevirdiği küçük değirmende ufaltılıp,
elenerek baş, orta, ve simit(ince) denilen bulgur türlerine dönüşürdü.
Günümüzde bu işlemlerin hepsi Elektrikle çalışan bulgur değirmenlerinde
yapılmaktadır. Gelir düzeyi yükselmiş olduğundan bulgur, eskiden olduğu
gibi artık fazlaca yapılmamaktadır.
TARHANA YAPIMI
Buğday dövülerek kepeği alınır. Kepeği çıkartılmış
yarma (döğme) hanımlar tarafından kaynatılıp, pişirilir. Pişirilen yarma
temiz bir bez üzerine alınır. İçerisine yoğurt ve nane türü baharatlar
katılmış mayalı hamur ile iyice karıştırılır ve bir gece mayalanmaya bırakılır.
İkinci günü hanımlarca avuç içi kadar alınıp şekil verilerek bez ve buğday
sapları üzerine serilerek güneşte kurumaya bırakılır. Tarhana yapımı böylece
tamamlanmış olur.
Genellikle kış mevsimi ( diğer mevsimlerde ender olur.) tarhana çorbası
yapılarak içilir. Pişirilen çorbanın üzerine sade yağla (tereyağı) anık
isteğe göre kavurma kızartılarak dökülür. Bunun tadı bir başkadır. Çorba
içine istenilirse şeker pancarı da dilimlenerek konulabilir.
***
UN
İhtiyaca göre sonbahar da, daha önce yıkanıp kurutulmuş
olan buğday
Un yapılmak üzere degirmenlere götürülür. Köyde her aile ekmeğini kendisi
yapar. Ekmek köyümüzde fetil, ekşili (mayalı) ve yufka ismi altında türlere
ayrılır.
Çok eski yıllarda köyümüzde iki tane su ile çalışan un değirmeni var idi.
Bunlardan birisi Deli Ahmetler’ in önündeki derede , diğeri ise Uludere
yolu üzerinde Teklence’den hemen önce idi. Artık çalışmayan bu değirmenlerden
sonra Kozdere ve Salıcık köylerinde bulunan su ile çalışan un değirmenlerine
gitmeye başladılar.
***
NARENCİYE
İğdir Köylüleri de yaz meyvelerini kışa hazırlarlar...
Dut, Armut, alıç ve kayısı kuruları ile; yine bu meyvelerden yaptıkları
reçel, marmelet ve türlü reçineler, pestil, pekmez vb. ile kışa hazırlanırlardı.
***
HAYVANSAL GIDALAR
Ayrıca kışlık hayvansal gıdalarda hazırlanırdı. Bunlar
Kavurma, peynir, Çökelek, tereyağı da yeteri kadar hazırlanırdı.
***
KÖYÜN
YEMEKLERİ
-- Bulgur Pilavı, Etli pilav, döğme pilavı.
-- Köfte (İçli Köfte), Sulu Köfte.
-- Çorba (tarhana), Bulgur çorbası, Ayranlı Çorba
-- Haşıl, Kuymak (herle) (Undan yapılır. Üzerine Tereyagı ve pekmez eritilip
dökülür.) Kavut, (Arpa kavrulup el tasında un haline getirilip, çorba
yaılır. İçerisine yağ ve anık ilave edilir. Bu yemek Oguzlardan kalma
bir yemek türüdür.)
-- Kömbe, Ekmek aşı (kuru ekmekle yapılır), Sırın (Ekmek üzerine yoğurt
ve sade yağ dökülerek yapılır.), Mıhlama (Un ve yumurta ile yapılır.),
-- Kaygana, Menemen, Patetes kavurma, Fasulye ve gider sulu yemekler...
-- Kavurma, Saç Kavurma, Tirit(suluet), Haşlama, Hoşaf, Komposto ( Kayısı,
elma, erik, kuşburnu, armut kurusu ile yapılır)
-- Çir kavurması,
-- Cıvıtma ( buğday el taşı ile çekilir. Hamur yapılarak saç üzerine ufak
ufak atılarak biraz kalınca pişirilir. Tereyağı ile yağlanıp yenir.)
-- Katmer ( Ekmek pişirilirken hamur bitmeye yakın pişirici tarafından
ekmeklik hamur yuvarlak olarak açılarak arası çökelek, sogan, patetes
ile doldurularak katlanır. Sac üzerinde pişirilir. İsteğe göre üzeri yağlanarak
yenir.)
İsmail GÜRBÜZ
Emekli Öğretmen

|
|