İĞDİR KÖYÜ WEB SİTESİNE HOŞGELDİNİZ
 Hoşgeldiniz...   Kullanılmayan köy okulumuzun Kültür Merkezine ve çok amaçlı kullanıma (misafirhane, gasilhane vs.) dönüştürülmesi için çaba harcayalım. Mevcut derneğimize maddi katkıda bulunalım...     Sevgilerimizle...



 

KOÇ KATIMI


Evcilleştirilen ve kar amacıyla beslenen ve besleyen aileler için de bir maddi varlık oluşturan özellikle koyun cinsi hayvanların üreme zamanları besleyicileri tarafından takip edilmekte ve bu hayvanları çiftleşmeleri törensel bir şekle dönüştürülmekte, varlık, bereket, çoğalma sembolü anlamında da kutlanmakta idi.
Köylü için bu olay ayrı bir anlam ve mana içermektedir.
Koyun sürülerinin çiftleştirilmesi töreninin ismi “KOÇ KATIMI” dır.
Ve şöyledir...
Ananelerimiz gereği sonbaharın Ekim 20’si ile Kasım 9’u arası koç katımı, teke salımı zamanıdır.
Ancak bu hazırlıklar aşağı yukarı Eylül aylarında başlamıştır zaten. Koçlar sürüden ayrılır, Özel bakıma alınırlar.
Sürülerin Çobanları Koç Katım (Salım) gününü belirlerler. Koç sahipleri çevreye haber verirler ve katım gününe yönelik hazırlıklara başlarlar. Yöresel yemekler, Kömbeler, Hedikler (Haşlanmış Buğday) yapılır.
Ve çobanlara verilecek hediyeler hazırlanır. Koçlar çeşitli renklerde boyanır, Boyunlarına renkli tülbentler atılır, renkli bezler bağlanır, Koçlarda boynuz varsa boynuzlara elma veya armut takılırdı.
Köyümüzde, Kürt yurdu, Yazı, Serkiz, Yazıpara, Killiğin Su gibi yerlerde ki koyun yataklarına gidilirdi. Çoban ve koç sahipleri gelenleri karşılarlardı. Katımın uğurlu ve hayırlı olması, iyi yavrular vermesi dilekleri ile koçlar koyunlar üzerine salınarak çiftleşmeleri sağlanırdı.
Tekelerde aynı şekilde keçiler ile çiftleştirilir idi. (1966 yılından sonra keçi besiciliği ormanların korunması amacıyla amacıyla terk edilmiştir.)
Katım şenliklerinde getirilen yiyecekler yenilir ve şenlik tamamlanırdı.
Koç katımından 5 ay sonra (mart ayı) yeni yavrular doğmaya başlamıştır artık...
Günümüzde böylesi törenler ve uygulamalar kalmadı artık.
1980 yılı sonrasında hayvan besiciliği azalmış olup. Şu anda birkaç ailenin dışında kimse hayvan beslememektedir. Ancak herkes kendi ihtiyacını karşılayacak oranda hayvancılık yapmaktadır.


İsmail GÜRBÜZ